Pankobirlik Genel Başkanı Recep Konuk "30 Ağustos Zaferi inancın Muzaffer olduğu gündür"

30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla kutlama mesajı yayınlayan Pankobirlik Genel Başkanı Recep Konuk, 30 Ağustos’un Anadolu’ya ve istiklaline göz dikilen yorgun bir milletin, imkânsızlıklara rağmen yeniden istiklal ve hür yaşama iradesinin tüm dünyaya ilan edildiği, bu iradenin istiklalimize göz dikenlere karşı savaş meydanında galip gelindiği bir tarih olduğunu söyledi.

“30 Ağustos zafere inanç ve o inancın muzaffer olduğu gündür” diyen Pankobirlik Genel Başkanı Recep Konuk, mesajında şunları söyledi;

“Yemen’de, Galiçya’da, Trablus Garp’ta, Çanakkale’de onlarca cephede şimdi birçoğumuzun adını dahi unuttuğu topraklarda, milyonlarca evladını şahadete uğurlayan, zenginlikleri yağmalanan, son sığınak noktası Anadolu’ya ve istiklaline göz dikilen yorgun bir milletin, imkânsızlıklara rağmen yeniden istiklal ve hür yaşama iradesinin tüm dünyaya ilan edildiği ve bu iradenin istiklalimize göz dikenlere savaş meydanında galip geldiği tarihtir; 30 Ağustos.

Anadolu’da tüten son ocağa, alınan son nefese kadar, istiklal elde edilinceye ve hürriyet kazanılıncaya kadar mücadele azminin tezahürü ve Türk milletinin vatanına ve hürriyetine göz dikenlerle mücadele kararlılığının sergilendiği en anlamlı günlerdir, 26 Ağustos’ta başlayıp 30 Ağustos’ta Başkumandanlık Meydan Muharebesinin kazanılmasıyla zaferle sonuçlanan Büyük Taarruz günleri. 30 Ağustos zafere inanç ve o inancın muzaffer olduğu gündür.

Malazgirt Meydan Muharebesi gibi, Başkumandanlık Meydan Muharebesi de tarihin akışını değiştiren muharebedir milletimizin tarihi açısından. İlkinde Anadolu’nun kapıları Türk milletine açıldı, sonuncusunda ise Türk milleti anavatanının tapusunu bir kez daha tescilleyerek Anadolu’nun ilânihaye anavatanı olduğunu savaş meydanlarındaki zaferiyle kabul oraya göz dikenlere de kabul ettirdi.

30 Ağustos milletimiz ve Anadolu için yazılan senaryoların çöpe atıldığı ve millet olarak kudret, kabiliyet ve birlik imtihanını başarıyla verdiğimiz son tarihtir. Bugün o tarihi olayın yıl dönümünü kutluyoruz. 30 Ağustos’ta millet olarak biz hür yaşama irademize sahip çıktık. 30 Ağustos’ta biz millet olarak nesebine ve meşrebine, köküne ve kökenine bakılmaksızın milyonlar olarak düşman çizmesi karşısında yekvücut olabilme kabiliyetimizi ispatladık. 30 Ağustos’ta millet olarak biz kendi geleceğimize sahip çıkma kudretini gösterdik. 30 Ağustos’ta millet olarak biz Anadolu’yu acı, kavga ve kaosun merkezi yapmaya çalışanlara inat, kardeşliğin, zenginliğin ve şefkatin coğrafyası yaptık. Bu zaferle Türk milleti bir iddia ortaya koymuş ve o iddiasına tarihi bir imtihandan geçerek sahip çıkmıştır. Bu iddia, ebediyen hür ve bağımsız yaşama kararlılığıdır. Bu iddia Anadolu ve Trakya’da yaşayan tüm millet evlatlarının ortak gelecek hayali ve birlikte yaşama iradesini asla terk etmeyecekleri iddiasıdır.

Bugün de geçen zamana rağmen o iddia ve irade ile o kudret ve kabiliyet milletimizin genlerinde mevcuttur. Kudret ve kabiliyetlerini tarihin imtihan meydanlarında başarıyla vermiş tarihin omuzlarına yüklediği sorumluluğun gereklerini lâyıkıyla yapmış bir milletin evlâtları olarak, o ruh halinin ve düşünce iklimin mirasçılarıyız ve her tarihi imtihanı başarıyla verecek, her tarihi randevumuza zamanında ulaşacak kabiliyet ve kudrete sahibiz.

Ülke çiftçisi olarak biz şunu biliyor, şuna inanıyoruz; biz fiziki ve zihni geri çekilme sürecine 92 yıl önce nokta koyduk. 92 yıldır her sahada kendine biçilen rol yerine kendi rolünü kendisi belirleme kararlılığında olan bir milletiz. Bu milletin karakter ve iddiasını temsil eden üreticiler olarak sorumluluklarımızın farkındayız ve tarlada da, ahırda da, ağılda da, sanayide de kimsenin karşısında ne psikolojik zeminde ne de pazarlarda geri adım atmama kararlılığındayız. Herkesle rekabet edebileceğimizi, herkesten daha kalitelisini ve daha iyisini üretebileceğimizi ispatlamış olmanın özgüveniyle bugün adımlarımızı dünya pazarlarında daha güçlü daha hızlı ve mutlaka ileriye doğru atıyoruz. Kimseden çekinmeden ve kimse ile rekabette geri adım atmadan milletimize refah yolculuğunda mevzi kazandırabilmek, istiklal ve istikbalimizi iktisadi başarılarla tahkim edebilmek için samimi bir gayret gösteriyoruz. Bu gayretimiz de ilham kaynağımız milletimizin tarihin akışına yön veren sayısız imtihanda sergilediği irade, kararlılık, kudret ve kabiliyettir.

30 Ağustos zaferini kutladığımız bu günde, bize bu zaferi armağan eden Başkumandan Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, tarihten geleceğe bir ulu ırmak gibi akıp gelen milletimize bu yolculuğunda hürriyet ve istiklalini armağan eden aziz şehitlerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle anıyor, hürriyet ve istiklalin kazanılma şartlarının asla unutulmaması dileğiyle Zafer Bayramını kutluyorum.”